İTALYA
MİLANO - VERONA - VENEDİK - MURANO & BURANO ADALARI - BOLOGNA - FLORANSA
ROMA - VATİKAN - ALBANO GÖLÜ CASTEL GANDOLFO - NEMİ KASABASI - ORVİETO - SİENA -
SAN GİMİGNANO - PİSA - RAPALLO - SANTA MARGHERİTA - PORTOFİNO - COMO GÖLÜ
!! EKSTRA TUR YOK !!
8 Gün - 7 Gece
Sun Express Havayolları ile DİREKT UÇUŞ
İzmir Adnan Menderes Havalimanı - Milano ve Milano - İzmir Adnan Menderes Havalimanı
7 Gece 4* Otellerde Konaklama
No | Gidiş Tarihi | Dönüş Tarihi | Gidiş Uçak Bilgileri | Dönüş Uçak Bilgileri |
1- | 23 Ocak 2025 | 30 Ocak 2025 | ADB - MXP 11:45 - 12:50 | MXP - ADB 13:40 - 18:25 |
İzmir Adnan Menderes Havalimanı Dışhatlar da saat 08:45 da buluşuyoruz. ( İzmir Havalimanı transferini bizimle yapacak olan misafirlerimizi saat 07:15 de Kuşadası Candan Tarhan Bul. Yörük Fırını karşısından , 07:45 da Söke tren garı Tariş Market önünden hareket ediyoruz. ) Saat 11:45 de kalkış yapacak olan Sun Express Havayollarına ait Milano uçağı için C.IN işlemlerimizi yapıp , bagajlarımızı verdikten sonra Milano için kalkış yapıyoruz. Saat 12:50 de Milano Malpensa Havalimanına iniş yapıyoruz , pasaport ve valiz işlemlerimizin ardından , bizi bekleyen aracımızla buluşuyoruz ve Milano turumuza başlıyoruz. Ülkenin otomotiv, moda ve aynı zamanda sanat ve lirik opera merkezi olarak da bilinen şehirde yapacağımız yürüyüş turumuza, 15. Yüzyılda Milano Dükü Francesco Sforza tarafından inşa ettirilen Sforza Kalesi`ni görerek başlıyoruz. İtalyan Operasının en ünlü bestecilerinden Verdi`nin son operasını sahnelediği ve dünyanın en büyük ve tanınan opera binalarından La Scala Tiyatrosu`nu, Milano`da 17 yıl geçiren Leonardo Da Vinci Anıtı, Müzesi`ni görüyor ve dünyanın en eski alışveriş merkezlerinden olan, ünlü moda mağazalarına ev sahipliği yapan Vittorio Emanuele II Galerisi`ni ziyaret ediyoruz. Yürüyüş turumuzu, kentin en merkezi meydanı Piazza Del Duomo`da, Avrupa`nın dördüncü büyük katedrali olan Milano Katedralini (Duomodi Milano) görerek tamamlıyoruz. Akşam yemeği ve alışveriş için serbest zaman veriyor ve ardından otelimize yerleşiyoruz. Konaklama Milano`daki Hotel Brunelleschi vb.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından , aramızla hareket ediyoruz. İl durağımız Serravalle Outlet. Ünlü markaların bulunduğu bu outlet de alacağımız sebest zamanınardından , Portofino`ya doğru hareket ediyoruz. İlk durağımız Rapallo.Burada alacağımız serbest zamanınardında , minibüslerle Portofino`ya hareket ediyoruz. Portofino, İtalya`nın en köklü geçmişine sahip beldelerinden birisidir. Sahip olduğu limanı sayesinde denizciliğin temelini oluşturan Portofino, Yaşlı Pliny olarak bilinen eski bir Roma tarihçisi tarafından etrafını çevreleyen denizin birçok yunus balığına ev sahibi yapmasından dolayı "Yunuslar Limanı" anlamına gelen "Portus Delphini" olarak adlandırılmıştır. Portofino, kuruluşunda Cenova`ya bağlı olsa da sonrasında Floransa`ya geçmiştir. Sonrasında tekrar Cenova tarafından geri alınmıştır.Portofino, tarihte küçük bir balıkçı kasabası olarak bilinse de bugün bu kalıbın çok daha ötesine geçmiştir. Bu geçiş, 1920 senelerinde Alman ve İngiliz tatilciler tarafından keşfedilmesi sayesinde gerçekleşmiştir. Rengarenk evleri, hilal şeklindeki limanı ile bizleri kendine hayran bırakacak olan Portofino`da dileyen misafirlerimiz ile yürüyüş yapıyoruz , dileyen misafirlerimiz de sahildeki cafelerde oturup dinlenebilirler. Bol bol fotoğraf çekimlerimizi yaptıkdan sonra aracımızla buluşup Pisa`ya doğru ilerliyoruz. İtalya denilince akla gelen ilk yapılardan biri şüphesiz Pisa Kulesi olmaktadır. İtalyanca da Torre di Pisa olarak da anılan kulenin inşasının 1173 yılında gerçekleştiği bilinmektedir. Pisa Kulesi`nin ilk olarak, 1063 yılında yapımına başlanan ve 1090 yılında tamamlanan şehir katedraline bağlı bir çan kulesi olması planlanmıştır. Fakat daha sonra ayrı bir yapı olarak inşa edilmesi kararlaştırılmıştır. Her ne kadar yapımına 1173 yılında başlansa da Pisa Kulesi`nin tamamlanması yaklaşık 200 yıl sürmüştür. İç savaşlar, ekonomik nedenler, inşasındaki sorunlar gibi birçok etken, kulenin bir yüzyıl boyunca yapımının askıda kalmasına ve ancak 1372 yılında tamamlanabilmesine yol açmıştır.Pisa Kulesi`nin yapımına dik olacak şekilde başlanmıştır. Fakat inşasına başlanan 5. yılda, işçilerin üçüncü kata geldiklerinde bir dengesizlik oluştuğunu fark ettikleri anlatılmaktadır. Daha sonra yapılan inceleme ile kulenin üzerinde inşa edildiği toprağın yumuşak yapıda olması sebebi ile denge durumunun bozulduğu ortaya çıkmıştır. Bu sebeple yapıma birkaç yıl ara verilmiştir. Takip eden yıllarda ise bu soruna çözüm bulmak için birçok mimar ve mühendis görevlendirilmiştir. Uygulanan çözümler ile kulenin inşasına devam edilmiş olsa da Pisa Kulesi, tamamlandıktan sonra ancak 5 yıl kadar dik kalabilmiştir. Kulenin eğimi günümüze gelene kadar, neredeyse 800 yıl boyunca devam etmiştir. Bugün eğim 5,5 derece olmakla birlikte, 2008 yılında yapılan onarım çalışması ile bu eğilme durumunun tamamen durduğu açıklanmıştır. Bizde harika fotoğraflar çekilip, hediyelik eşya alışverişlerimizi yaptıkdan sonra Otelimize geçiyoruz..Konaklama Hotel Da Vinci vb.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından Floransa`ya doğru hareket ediyoruz. İtalya`nın Toskana bölgesinde yer alan Floransa, aynı zamanda bu bölgenin başkentidir. İtalya`da başlayan Rönesans akımının ortaya çıktığı yer olarak, dönemden kalma birçok tarihi ve kültürel yapıya ev sahipliği yapmaktadır. Floransa şehri, Arno nehri çevresine kurulmuştur. Şehrin ortasında geçen bu nehrin çevresinde ise antik dönem başta olmak üzere Rönesans döneminden kalma birçok yapının inşa edildiği görülmektedir. Floransa`nın en belirgin özellikleri arasında ticari ve siyasi yönetim merkezi olması sebebi ile görkemli, gösterişli saraylar, meydanlar yer almaktadır. Bu yapılar ünlü Duomo Meydanı`nda yer almaktadır. Floransa`nın yönetim merkezi olan bu meydanda sadece siyasi tarihe sahip yapılar değil, aynı zamanda tarihi dini yapılar da dikkat çekmektedir. Palazzo Medici, Medici ailesinin tüm gücünü gözler önüne seren bir görkemle bugün ziyaretçilerini ağırlamaktadır. Medici Bankası, Rucellai Sarayı ve Porta Romana da şehrin siyasi ve ticari alandaki yönünü yansıtan en önemli tarihi yapılar arasında yer almaktadır. kubbesiyle ünlü Floransa Katedrali`ni (Cattedrale di Santa Maria del Fiore) görüyoruz. Avrupa`nın en büyüklerinden; İTALYA`nın de en büyüğü olan Milli Kütüphane ve Fransisken mezhebinin en önemli kilisesi, Michelangelo, Galileo, Dante, Machiavelli, Foscolo, Gentile, Rossini ve Marconi gibi en ünlü İtalyanların mezar yeri olması nedeniyle "İtalyan Şöhretleri Tapınağı" olarak da bilinen Santa Croce Bazilikasını rehberin anlatımlarıyla fotoğraflayarak turumuza devam ediyoruz. Buradan, adını önünde bulunduğu Eski Saraydan (Palazzo Vecchio) alan ve çevresini süsleyen birçok heykel nedeniyle adeta bir açık hava müzesi gibi görünen Senyörler Meydanına (Piazza Signoria) ulaşıyoruz. Aralarında, Benvenuto Cellini tarafından yapılan bronz Perseus Heykelinin de bulunduğu nefes kesici güzellikteki heykelleri görerek, Eski Köprü`ye (Ponte Vecchio), sokak sanatçıları ve ünlü kafeleriyle bilinen Cumhuriyet Meydanı`na (Piazza Della Repubblica) doğru ilerliyoruz. Gezinti ve alışveriş için vereceğimiz serbest zamanın bitiminde aracımızla buluşarak , Siena`ya hareket ediyoruz. İtalya`nın en güzel Orta Çağ Kenti Siena , Gotik bir mimariye sahiptir. Üç tepe üzerine kurulu olan şehir, tarihini koruyarak günümüze kadar ulaştırmıştır. Siena`nın Palazzo Pubblico ve Torre del Mangia gibi en önemli tarihi eserleri Piazza del Campo`da bulunmaktadır. Öte yandan Santa Maria Assunta Katedrali, Siena Kent Müzesi ve Siena Katedrali şehirdeki görülmesi gereken diğer yerlerdir. Orta Çağ tarihini en iyi şekilde temsil eden Siena, UNESCO Dünya Mirasları Listesi`ne de adını yazdırmıştır. Keyifle gezdikten sonra , Roma`ya doğru hareket. ediyoruz. Yaklaşık 3 saatlik ( 240 km ) yolculuğumuzun ardından Roma`ya ulaşıyoruz ve konaklama için otelimize hareket ediyoruz.Konaklama Magic Double vb.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltı sonrası , güneye inmeye başlayarak Napoli`ye doğru devam ediyoruz. Pompeii, Vezüv Dağı`nın güneydoğu tabanında, Napoli`nin 23 km güneydoğusunda yer alan bir şehirdir. Pompeii, 1997 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi`ne alınmıştır. Şehir ile ilgili bilgilerden bir diğeri de patlamadan sonra şehrin kalıntılarının tam 1500 yıl sonra keşfedilmesidir. 1500 yıl boyunca külleri altında saklı kalan bu şehir İtalyan bir mimarın su kemeri kazması sonucu tesadüfen bulunmuştur. M.S. 24 Ağustos 79`da öğle saatlerinde, Vezüv Yanardağı`ndan çıkan büyük bir patlama, Pompeii şehrinin üzerine volkanik enkaz yağdırmıştır. Ertesi gün ise kabaran sıcak gaz bulutları şehri kapatmaya başlamıştır. Binalar yıkılmış, şehir bir anda kül ve pomza örtüsünün altına gömülmüştür. Pompeii yüzyıllar boyunca kalıntıları mükemmel bir şekilde koruyan kül örtüsünün altında uyumuştur.Ertesi gün Vezüv püskürmesi sona erdiğinde, Pompeii milyonlarca ton volkanik külün altına gömülmüştür. Patlamada yaklaşık 2.000`i Pompeii`li olmak üzere toplamda 16.000 civarında kişinin öldüğü tahmin edilmektedir. Pompeii, komşu Herculaneum kasabası ve bölgedeki bir dizi villa ile birlikte yüzyıllar boyunca kaderine terk edilmiştir. Hep beraber heyecan , şaşkınlık ve üzüntü içinde gezeceğimiz Pompeinin ardından , Napoli merkeze doğru hareket ediyoruz. İtalya`nın Campania bölgesinin başkenti olan Napoli, tarihi dokusuyla ünlü, Avrupa`nın en önemli liman şehirlerinden biridir. İtalya`nın ekonomide önde gelen üçüncü şehri olma özelliğine sahiptir. Ayrıca İtalya`nın en kalabalık şehirlerinden biri UNESCO Dünya Mirası Listesi`nde yer alan şehir, Avrupa`nın en büyük antik kentine de ev sahipliği yapmaktadır. Geçmişten günümüze pek çok milletin gözdesi olan şehir, çok fazla sayıda doğal afet ve savaş görmüştür. Savaşlardan ve felaketlerden nasibini alan Napoli şehri, son derece titizlikle yapılan restore işlemleri ile tarihi dokunun bozulmasına ket vurmuştur. Sinema sektörüne verdiği önemle de adını duyuran şehirde her yıl düzenli olarak ünlü film festivalleri düzenlenmektedir. Ayrıca UNESCO tarafından Edebiyat Şehri ilan edilmiştir. Napoli`nin merkezinde yer alan, şehrin en eski kalesi olan görkemli Castel delle`Ovo`da yıl boyunca çok fazla sayıda konser, sergi ve etkinlik düzenlenmektedir. Şehir pizzanın anavatanı olarak tanımlanmakta ve Napoli`de dünyanın en güzel pizzasının yapıldığı söylenmektedir. Bereketli toprakları sayesinde aynı zamanda bir tarım ve hayvancılık şehri olan Napoli, bölgede yetişen leziz domatesleri ve meşhur mozarella peyniri ile nam salmıştır. Ayrıca Napoli deniz ürünlerinin büyük yer kapladığı geleneksel bir mutfağa sahiptir. Dünyaca ünlü Michelin yıldızına sahip çok sayıda restoranı bulunmaktadır. Bizdeki şehri gezip , meşhur pizzanın tadına baktıkdan sonra , Roma`ya doğru dönüş yolculuğumuza başlıyoruz ve konaklama için otelimize hareket ediyoruz. Konaklama Magic Double vb.Not: Özellikle Vatikan`ın tüm bölümlerini ziyaret edecek misafirlerimizin öncelikli olarak İnternetten biletlerini almaları ve bu gün için gerçekleşecek turdan en geç 1 gün öncesinde bunu Rehberimize belirtmeleri gerekmektedir.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından , Vatikan`a doğru hareket ediyoruz. Vatikan, Roma`nın sınırları içinde yer alan ve dünyaca ünlü çok sayıda tarihi yapı, müze ve sanat eserlerine ev sahipliği yapan bir şehir devletidir. Aziz Petrus Bazilikası`nın inşası ile temelleri atılan Vatikan yavaş yavaş gelişmiş; Katolik mezhebinin merkezi ve Papa`nın ikamet ettiği yer haline gelmiştir. Seeland`dan sonra dünyanın en küçük ikinci devleti olarak bilinen, Katolik mezhebinin ruhani merkezinde, rehberimizin anlatımlarını dinliyor ve arzu eden konuklarımız ile Aziz Petrus Bazilikasını ziyaret ediyoruz. Bu ihtişamlı yapıyı hayranlıkla gezdikten sonra Roma şehir merkezi turumuz için hareket ediyoruz.İlk olarak dünyanın en eski kentlerinden ROMA`nın sembol yapılarından olan Kolezyum`u görmeye gidiyoruz. Kolezyum; tarihte gladyatör dövüşlerinin yanı sıra, pek çok halk gösterileri, taklit deniz savaşları, hayvan avcılığı, infazlar, meşhur savaşların yeniden canlandırılması ve klasik mitolojiye dayanan dramalara da sahne olmuştur. Antik dönemin en ünlü bu Arenası`nı, Roma Sarayı`nı takip ederek, rotamız üzerinde yer alan, Palazzo Di Venezia`ya varıyoruz. Kısa bir fotoğraf molasından sonra, kentin diğer sembol yapılarından Panteon`a gidiyoruz. Antik Roma`nın tüm tanrıları için tapınak olarak inşa edilen, 7. yüzyıldan sonra kilise olarak kullanılan ve modern İtalya`nın ilk kralı II. Vittorio Emanuele başta olmak üzere İtalyan tarihinin önemli şahsiyetlerinin mezarlarını barındıran Panteon`u ziyaretimizin devamında, antik Domitian Hipodromunun kalıntılarının da bulunduğu ve merkezindeki Dört Nehir Çeşmesi (Fontanadei Quattro Fiumi) ile ünlü Navona Meydanını görerek dünyanın en ünlü çeşmelerinden Aşk Çeşmesi olarak da bilinen, Trevi Çeşmesi`ne geçiyoruz. Burada vereceğimiz öğle yemeği molamızın sonrasında tekrar buluşarak, 17. yüzyıldan beri varlığını sürdüren, adını İspanya Büyükelçiliği`nden alan İspanyol Merdivenlerine doğru yürüyor, Antik Roma`nın en tarihi meydanlarından olan Popolo Meydanı`na geçerek, ünlü markaları bulabileceğiniz mağazaların ve keyifli vakit geçirebileceğiniz kafelerinin bulunduğu bölgede serbest zaman veriyoruz. Roma`da geçireceğimiz keyifli zamanın ardından, aracımızla buluşuyor ve otelimize doğru hareket ediyoruz. Konaklamamız 4* Roma Occidental Aran Park Hotel, Hotel Villa San Lorenzo Maria vb.
Not: Özellikle Vatikan`ın tüm bölümlerini ziyaret edecek misafirlerimizin öncelikli olarak İnternetten biletlerini almaları ve bu gün için gerçekleşecek turdan en geç 1 gün öncesinde bunu Rehberimize belirtmeleri gerekmektedir.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından , İtalya`nın Kızıl Şehri Bolonya`ya doğru hareket ediyoruz. Yaklaşık 4,5 saatlik ( 370 km ) yolculuğumuzun ardından , el değmemiş bir Orta Çağ kentine ulaşıyoruz. Bolonya; Kuzey İtalya`da yer almakta olan ve Etrüskler tarafından kurulan oldukça önemli bir şehirdir. Mimari tarz olarak sıcak renklerin ön planda olduğu şehir; revaklarla kapatılan yürüyüş yolları ile bezenmiştir. Şehrin içinde yürürken görülen tüm bileşenler; Bolonya için hem doğal güzellikler hem de tarihi doku ile bir bütün oluşturmaktadır.Şehirde en çok görülen kırmızı-turuncu yapılar, kapalı- açık yürüyüş alanları, tarihi eserler ve doğal güzellikler büyüleyici niteliktedir.Özellikle katedraller, çeşmeler, etkinlik alanları, müzeler ve kütüphaneler ile geçmiş zamanın tılsımlı izlerini taşıyan Bolonya; Avrupa`nın en etkileyici duraklarından bir tanesidir. 2000 yılında Avrupa Kültür Başkenti seçilen şehir, 2006`da ise Müzik Şehri ilan edilmiştir. Sokaklarda keyifle gezip , yemek molamızı da aldıktan sonra konaklama için otelimize hareket ediyoruz.
Otelimizde alacağımız kahvaltımızın ardından odalarımızı boşaltarak bizi bekleyen aracımızla, Ortaçağ ve Rönesans dönemi boyunca denizlerdeki en önemli kuvvet olduğu gibi, 13. yüzyıldan 17. yüzyılın sonlarına kadar sanatın ve ticaretin merkezi olan Venedik Cumhuriyeti`nin başkenti, VENEDİK gezimize başlıyoruz. Grand Kanal`a bağlanan kırk beş adet kanal çevresinde kurulu kentte yapacağımız yürüyüş turumuzda, İtalyan Krallığının kurucusu Vittorio Emanuele II Anıtı`nı, Hapishaneye giden mahkumların Venedik manzarasını son bir kez görerek iç geçirdikleri rivayetinden adını alan, Ahlar Köprüsü`nü (Ponte Dei Sospiri), Venedik Cumhuriyeti`nin siyasi merkezi olan Dükler Sarayı`nı (Palazzo Ducale), İtalya`nın en büyüklerinden biri olan Aziz Marko Milli Kütüphanesi`ni (Biblioteca nazionale Marciana) görerek,Venedik`in simgesi San Marko Meydanı`na ulaşıyoruz. Bizans mimarisi sanatının en iyi bilinen örneklerinden biri olan ve içerdiği zengin Bizans mozaikleri nedeniyle "Altın Kilise" olarak bilinen San Marko Bazilikası`nı da gördükten sonra, turumuzu tamamlıyoruz. Arzu eden misafirlerimizle, ekstra olarak düzenlenecek Gondol Gezisinin ardınan merkezde serbest zaman veriyoruz. Serbest zamanın ardından, Venedik`te olmazsa olmaz diye nitelendireceğimiz "Murano-Burano Adalar" gezisini gerçekleştirmek üzere bizi bekleyen vapurettomuzda yerlerimizi alıyor ve yola koyuluyoruz. 10. Yüzyıldan beri varolan cam ustalığı ile ünlenmiş Murano Adası ve "minyatür bir Venedik"izlenimi veren renkli evleri ile dantel el işçiliğinin dünyaca ünlü olduğu Burano Adası gezilerimizi gerçekleştiriyoruz. Gezimizin ardından otelimize yerleşiyoruz
Otelimizde alacağımız erken kahvaltının ardından, konforlu aracımıza yerleşip İtalya`nın doğal güzellikleri ile ünlü en büyüleyici bölgelerinden biri olan Como Gölü`ne doğru yola çıkıyoruz. Alp Dağları`nın eteğinde, kartpostal güzelliğindeki manzaralarıyla büyüleyen bu göl, sadece İtalya`nın değil, dünyanın da en zarif ve romantik yerlerinden biri olarak kabul edilir. Gölün kıyıları, tarihi ve mimari açıdan göz kamaştıran villalarla doludur; pek çoğu ünlü İtalyan ailelerinin ve dünya çapında tanınmış yıldızların yazlık evlerine ev sahipliği yapar. Gölde geçireceğimiz serbest zaman boyunca, Como`nun sakin atmosferinde yürüyüş yapabilir, göl kenarındaki kafelerde bir fincan İtalyan kahvesinin tadını çıkarabilir veya göl manzaralı restoranlarda yerel lezzetlerin keyfine varabilirsiniz. Doğal güzellikleri, zarif bahçeleri ve tarih kokan yapılarıyla bu harika ortamda geçirdiğimiz keyifli saatlerin ardından, unutulmaz anılarla havalimanına doğru yolculuğumuza başlıyoruz. Saat 13:40 da İzmir için kalkış yapacak olan Sun Express Havayollarına C.IN işlemlerimizi yaptıkdan sonra uçağımıza biniyoruz. Saat 18:25 de İzmir Adnan Menderes Havalimanına inişimizin ardından valizlerimizi alıktan sonra bir dahaki KUŞADASI TOURS seyahatinde buluşmak üzere iyi dileklerimizle ayrılıyoruz.